Piyano Eğitimi

Bir piyanistin gelişimi, yıllar içinde, adım adım şekillenen bir süreçtir. Bir enstrümanı çalmaya başlayan her bireyin, eğitim sürecinde izlenecek yol benzerlik gösterse de, öğrencinin ne hızda ilerleyeceği, tamamen özneldir; her öğrencinin gelişim hızı ve şekli birbirinden farklıdır. Bir öğrencinin enstrümanında ne kadar ilerleyebileceği de, ancak eğitimi devam ettikçe, çalgısına olan hakimiyeti seviye seviye arttıkça ortaya çıkacaktır. Küçük yaşında büyük atılım gösteren kimi öğrencilerin, seviye yükseldikçe göstermesi gereken özveri ve azimli çalışmak yönünden yeterince istikrarlı olmaması, gelişimlerinin durmasına yol açacakken; başlangıçta enstrümanında fazla hızlı ilerlemeyen bir öğrenci, istikrarlı, azimli ve doğru çalışmasıyla, enstrümanının virtüözü haline gelebilir. Yani, bir sonuç olarak gördüğümüz ve hayran olduğumuz 'virtüöz enstrümancılar'ın her birinin yetişme süreci, birbirinden farklılık gösterir. Önemli olan, öğrencinin müziğe olan sevgisi ve motivasyonunun canlı tutulması; onun güçlü tarafları ve daha fazla çaba gerektiren yönlerinin dengeli gelişimini gözeten bir eğitim çizelgesi izlenmesi; öğrenciye yapması gerekenleri detaylı şekilde açıklayan iyi bir eğitmeninin olması ve istikrarlı, azimli çalışma düzeninin oturtulmasıdır.

Bir enstrümanı çalarken, kişinin bedenini nasıl kullanacağı, ona eğitimi süresince, eğitmeni tarafından dikkatle öğretilmelidir. Öğrencinin enstrümanına yatkınlığı bulunsa bile, bunları bilinçli bir mükemmeliğe ulaştırması, ancak ona ince detaylar konusunda yol gösterecek bir eğitmen ile mümkün olacaktır. Uzun saatler enstrüman çalışmak, yüksek konsantrasyon gösterirken bedensel yönden yorucu bir çalışma yürütmek; beden doğru kullanılmıyorsa; ağrılara ve sakatlanmalara sebep olabilir. Hele ki büyüme çağındaki bir çocuk söz konusu olduğunda, öğrenciye fiziksel tekniğin kazandırılması sürecinde, öğrencinin bedensel gelişimine göre bir eğitim çizelgesi izlenmesi, büyük önem taşır.

Piyano çalmaya dair bedensel nitelikler, enstrümana özgü fiziksel tekniklerin kazanılması, genel hatlarıyla şu evrelerden geçer:

Önce öğrencinin oturuşu, el pozisyonu, omuzları-kolları-dirsekleri-bilekleri-elleri-parmakları, enstrümanı çalmak için en uygun hale, eğitmenin yönlendirmeleriyle getirilir. Öğrencinin, enstrümanı çalarken bedenini rahat hissetmesi ilk önceliktir.

Parmakların ve ellerin, birbirinden bağımsız şekilde hareket edebilmesi, her bir parmağın aktif kullanımı ve basış tekniklerine dair güçlendirmelerin yapılması; öğrencinin ilk edineceği niteliklerdir.

Kasların ve bağ dokularının gelişimi için yapılacak çalışmaların hepsi, aslında aynı zamanda zihinsel çalışmalardır. Bu sebeple, hakkıyla yapılmış her ders, piyano başında yapılmış verimli her çalışma, beynimizin/zihnimizin aktif olduğu, yoğun bir uğraş demek olacaktır.

Sahneye küçük yaşı itibariyle çıkmaya alışan bireyler, stres altında sinir sisteminin verdiği tepkileri, sahne psikolojisine dair zorlukları daha erken yaşta kavrayıp, kendi çözümlerini yaratmak konusunda biraz daha erken gelişim gösterebilirler. Sahneye çıkmayı bir 'son hedef' veya 'mükemmelliği kanıtlayacağımız bir arena' olarak göstermeksizin, çocuğa/öğrenciye bir 'paylaşım alanı' olarak tanıtmak; uzun soluklu bir sahne yaşamının temellerini atmaya yardımcı olur inancındayım.

Adım Adım Nitelikli Piyano Eğitimi

Piyano eğitiminin ilk safhası için Carl Czerny'nin teknik çalışmaları, uzun yıllar boyunca öğrencinin çalışacağı metotlardır. Beraberinde A. Cortot, A. Schmitt, Hanon vb. egzersizler, gamlar-arpejlere dair teknik çalışmalar yapılarak; parmaklar güçlendirilmelidir. Piyano çalarken tuşları itecek denli parmaklarımızla bastırmak, yanlış sonuçlar ve ağrılar-sakatlanmalar yaratır. Öğrenciye vücudunu 'sıkmadan', 'doğal kol ağırlığını bırakarak' çalması ve tuşların en derinini kavrayacak şekilde bir teknik yaklaşım öğretilmelidir. Parmaklar kıvrık olmalı ve öğrenci tuşlara bastığında kendi tırnaklarını görmeyeceği şekilde, tuşlara parmak uçlarıyla dik ve kavrayarak basmalıdır. Tuşları itmemeli, güçlü ses çıkarmak için, parmaklarını ve bedenini sıkmamalı ve kendisini zorlamamalıdır. Enstrüman eğitimi, öğrencinin de öğretmenin de sabırlı olmasını gerektirir.

Enstrümanı tanımış, nota okumayı öğrenmiş olan öğrenci, uluslararası sertifika programlarının seviyelendirmesine göre, yaklaşık Grade 2 düzeyine geldiğinde, öğrencinin müziğin çoksesli, çok partili yapısını kavraması ve iç duyuş ve zihinsel algılamasını analitik şekilde geliştirmesini sağlamak için, polifonik eserler çalışılmaya başlanır; J.S. Bach, Handel, Telemann vb. Barok dönem eserleri, öğrenciye eğitiminin çok erken safhasından başlayarak, tüm eğitim hayatı boyunca ve sonrasında da kılavuzluk edecektir.

Farklı bestecilerin, farklı dönemlerin stilistik özelliklerini taşıyan eserlerini çalışmak, hem renkli bir repertuvar edinmeyi sağlar. Stilistik özelliklerin, kompozisyon tekniklerinin ve armonik kullanımların her besteci ve dönemde nasıl farklılık gösterdiğini duyumsaması; öğrencinin hem duyuşunu geliştirecek, hem de detaylara dikkat etmesine yardımcı olacaktır.

Müzik, tıpkı konuştuğumuz dilde kullandığımız gibi, 'cümle'ler ile ilerler. Öğrencinin küçük yaşı itibariyle, bu müzik cümlelerini hissetmesi; cümle sonlarında (tıpkı Türkçe dilinde olduğu gibi) çalışını yumuşatması öğretilmelidir. Sesleri birbirinden bağımsız şekilde değil, birbiriyle ilişkili olarak anlaması ve çalışına 'yön vererek' doğal bir akış kazandırması teşvik edilmeli; öğrencinin çaldığı eserdeki figürleri 'hareket' bazlı şekilde algılaması, bu hareketleri doğal olarak hissetmesi ve çalışına yansıtması sağlanmalıdır.

Müzik notasyonu çok ayrıntılı bir yazım dilidir. Notasyondaki işaretler, bestecinin eserinin 'nasıl' çalınması gerektiğine dair, biz çalanlara yol gösteren ipuçları ve belirteçlerdir. Öğrencinin, notasyondaki tüm detayları fark etmesi, anlaması ve çalışını buna göre şekillendirmesi, küçük yaştan itibaren öğretilmelidir. Böylece öğrencinin algısı olağanüstü derecede incelecek, birbirine benzer duyulan ama algısı incelmiş bireylerce birbirinden çok farklı olarak algılanan detaylar arasındaki farklılıkları anlaması; kendi hayatında ve kişiliğinde de çok daha derinlemesine algı sahibi, incelikli bir birey olmasına katkı sağlayacaktır.

Piyano Çalma Ekolleri ve Piyanistin Eğitimindeki Yerleri

Yüzyıllar içerisinde, farklı ülkelerde, piyanoyu çalarken nelere dikkat edileceği, bedenin nasıl kullanılacağı, piyanodan nasıl ses elde edileceği, notasyona nasıl yaklaşılacağına dair, farklı yaklaşımlar gelişmiştir. Günümüzdeki çoğu profesyonel piyanist, bu farklı yaklaşımların bileşimi bir teknik ve müzikal anlayışa sahiptir.

Bu ekollerin her biri çok incelikli ve sonsuz detaya sahiptir ve halen de gelişmektedir. Ancak bu ekoller ile ilgili en genel hatlarıyla bir özet sunacak olursak; şunları söylemek mümkün olur:

Alman Ekolü, parmakların güçlü şekilde artikülasyon yapabilmesi, elin sağlam bir yapıyla klavyeyi kavraması ve avuç içi boşluğunun korunarak, el ayasının aşağıya doğru çökmemesi ve dirençli şekilde kullanılmasına özen gösterir. Fransız Ekolü, parmakların çok daha ince bir tuşe ve keskin-çevikçe kullanımını, bileğin tam serbest şekilde kullanılmasını, dirsek ve omuzların da hiçbir gerginliğe sahip olmayacak şekilde serbestçe kullanımına özen gösterir; eserler üzerinde A. Cortot'nun geliştirdikleri başta olmak üzere egzersizler yapılmasını gerekli görür. Rus Ekolü, piyanodan çok büyük sonorite ile adeta kükreyebilen sesler elde edilmesi, bir şarkı hattının hiç kesilmeksizin devamlılığını ve yoğun tınısına özen gösterilmesini gözeten; piyanonun görkemli şekilde çalınması ve dinleyende etkileyici sonuçlar yaratmasını hedefleyen yaklaşım olarak tanımlanabilir. Macar Ekolü, bu ekollerin bir karması niteliğindedir ve piyanoda hareket-yönler bazlı düşünülmesine, eserlere analitik ve çalan kişinin 'doğal' hissedeceği ve duyulacağı yorumunu bulmasına teşvik eden bir yaklaşım olarak düşünülebilir. İtalyan Napoliten Ekolü, güzel şarkı söyleme sanatı olan 'bel canto' niteliğini önemser ve piyanonun 'güzel seslerle' tınlaması ve adeta şarkı söyler gibi çalınması üzerinde hassasiyetle durur.

Piyano Eğitiminin Yapılandırılması ve Seviyeler

Amatör düzeyde piyano çalan bir birey, düzenli ve dikkatli çalışması ile, orta seviye diyebileceğimiz piyano seviyesine ulaşabilir inancındayım. Bu seviye, benim şahsi görüşüme göre Czerny op.849 - op.299 Etüdler'in bazıları, Bertini, Berens, Burgmüller Etüdler, J.S. Bach'ın İki Sesli İnvensiyonları, M. Clementi ve Kuhlau'nun Sonatinleri, Mozart'ın Viyana Sonatinleri ve 'Facile' Sonatı, Haydn'ın Hob.XVI:No 1-20 sonatları, L.v. Beethoven'ın Sonatinleri ve op.49 no.1 ve 2 ve op.79 Sonatları; R. Schumann Gençlik Albümü, P.I. Tchaikovsky Gençlik Albümü, F. Chopin'in bazı Valsleri ve Mazurkaları, A.A. Saygun İnci'nin Defteri, D. Kabalevsky op.39 ve op.27, Bartok For Children ve Mikrokosmos, S. Prokofiev op.65, D. Shostakovich Kukla Dansları seviyesi olarak düşünülebilir. Uluslararası Sertifika Sınavları'ndaki Seviyelendirme Sistemine göre, bu seviyenin Grade 4-5 olduğu yönünde kişisel görüşteyim.

Bu aşamadan sonra, öğrencinin seviyesi profesyonel düzeye doğru gelişim gösterecekse; o zaman öğrenci Chopin Etüdler'i çalışmaya başlamak için yeterli teknik düzeye getirilmelidir. Bu da basışta incelikler, doğal parmak-kol ağırlığımızı, tuşlara dikey bir baskı uygulamaksızın-artikülasyon yapmaksızın kullanabilmek; bileklerimizi tam serbest hale getirip, dirseklerimizi esnek ve serbest biçimde kullanabilmek teknik düzeyi demektir. Bu teknik seviye öncesinde Cramer, Moscheles ve Moszkowski Etüdler çalışılarak, öğrencinin Czerny tekniğine dair düzeyi bir sonraki aşama için hazırlanır. Chopin Etüdler, her birinin teknik özelliği farklı olan 24 etüd ve 3 posthume etüd olmak üzere 27 adettir ve bir öğrencinin bu etüdlerin hepsini çalması beklenmez. Ancak her etüde özel geliştirilmiş egzersizler ve teknik prensipler mevcuttur ve bunları eğitmen öğrenciye çok detaylıca açıklamalı ve öğrencinin gelişimini yakından ve sabırla takip etmelidir. Bir etüdün hazır hale gelmesi ortalama 3-8 ay arasında değişebilir diye genel bir belirleme yapabiliriz. Chopin Etüdler'in yanı sıra, parmak artikülasyonunun gelişimi ve vücudun direnç kazanması için Czerny'nin op.299 ileri numaraları ve ardından da op.740 etüdleri çalışılmaya eş zamanlı şekilde devam edilir. Liszt'in op.6 Gençlik Etüdleri, ayrıca en zorları seçilmeksizin Liszt-Paganini Etüdleri, Rachmaninov Etude-Tableaux, Liszt Konser Etüdleri de, öğrencinin bir piyano virtüözü olarak gelişiminde önemli rol oynar. Bu teknik gelişimin en ileri noktası Liszt Transandantal Etüdler, Rachmaninov'un Etude-Tableaux'sunun en ileri seviyeleri, Prokofiev Etüdler, Stravinsky Etüdler, Bartok Etüdler, Ligeti Etüdler olarak seviyelendirilebilir.

J.S. Bach'ın eserleri 3-Sesli Sinfonia'lar, Fransız Süitleri, Prelüd-Fügler, Toccata'lar, Partita'lar ve İngiliz Süitleri sıralamasıyla; Haydn, Mozart ve Beethoven'ın Sonatları kolaydan-zora gidecek şekilde seçilerek; ayrıca Chopin, Grieg, Schubert, Mendelssohn, Schumann, Brahms, Liszt, Rachmaninov, Bartok, Prokofiev, Shostakovich, U.C. Erkin, A.A. Saygun gibi bestecilerin eserleriyle, hem genç piyanistin repertuvarı ve müzik algısı zenginleştirilir; hem de gelişimi açısından ihtiyaç duyduğu nitelikler, farklı bestecilerin farklı eserleriyle öğrenciye kazandırılır.